Az önce arkadaşınla konuştuğun ürünün reklamı mı çıktı karşına? Telefonlar bizi dinliyor mu yoksa bu sadece bir şehir efsanesi mi? 2026’da bile hâlâ konuşulan bu konuyu teknik gerçeklerle açıklıyoruz. Seni nasıl etkiliyor, öğren!
Her birimizin başına gelmiştir. Arkadaşınla kahve içerken “Şu yeni kablosuz kulaklıkları alsam mı?” diye laf açarsın. Beş dakika sonra Instagram’da ya da Facebook’ta aynı kulaklığın reklamı karşına çıkar. Tüylerin diken diken olur: “Telefonum beni dinliyor mu?”
Bu soru yıllardır Türkiye’de de dünyada da en çok tartışılan dijital gizemlerden biri. “Ürün konuştuk, reklamı çıktı” cümlesi artık neredeyse atasözü gibi dolaşıyor sosyal medyada. Peki gerçekten mikrofonlarımız 7/24 casus gibi mi çalışıyor, yoksa işin içinde çok daha sinsi ama yasal bir sistem mi var?
Şirketler resmen ne diyor?
Facebook (Meta), Google, Instagram ve diğer büyük platformlar yıllardır aynı cevabı veriyor: Hayır, konuşmalarınızı dinlemiyoruz.
Meta’nın resmi açıklaması net: “Telefon mikrofonunuzu reklam amacıyla kullanmıyoruz. Reklamları profil bilgileriniz, ilgi alanlarınız ve çevrimiçi davranışlarınıza göre gösteriyoruz.”
Google da benzer şekilde “mikrofonu reklam hedefleme için sürekli açık tutmuyoruz” diyor. Apple bile “Siri’yi tetiklemediğiniz sürece dinleme yapmıyoruz” konusunda ısrarcı.
Ama insanlar yine de inanmıyor. Çünkü tesadüfler o kadar sık ve o kadar isabetli ki, başka açıklama gelmiyor akla.
Gerçek açıklama: Dinlemeye gerek yok, seni zaten tanıyorlar
Asıl korkutucu olan şu: Şirketlerin seni dinlemesine gerek kalmıyor. Çünkü seni senden daha iyi tanıyorlar.
Reklam hedeflemenin arkasındaki sistem şöyle çalışıyor:
- Arama geçmişi → Google’da bir şeyi aramışsan veya Maps’te bakmışsan iz bırakıyorsun.
- Konum verisi → Telefonun nerede olduğunu biliyor. Bir mağazanın yakınına gittiğinde o mağazanın ürünleri ilgini çekebilir.
- Bağlantıların davranışları → Arkadaşların bir ürünü beğenmiş, yorum yapmış veya satın almışsa, senin de ilgini çekme ihtimalin artıyor.
- Cihazlar arası takip → Aynı Wi-Fi’ye bağlı laptop, tablet ve telefonun hepsi aynı reklam kimliğiyle izleniyor.
- Tahmin algoritmaları → Makine öğrenmesi modelleri senin yaşına, cinsiyetine, ilgi alanlarına, hatta o günkü hava durumuna göre “Bu kişi muhtemelen bebek arabası düşünüyor” diyebiliyor.
Bir örnek vereyim: Sen ve sevgilin aynı evde yaşıyorsunuz, aynı Wi-Fi’yi kullanıyorsunuz. O bebek arabası bakmış ama senin haberin yok. Algoritma “Bu IP’deki kişiler bebek ürününe ilgi duyuyor” diyor ve sana da bebek arabası reklamı gösteriyor. Sen de “Aaa ben dün akşam tam bunu konuşuyorduk!” diye şok oluyorsun.
İşte çoğu “dinleme” vakasının perde arkası bu.
Bağımsız testler ve araştırmalar ne gösteriyor?
Northeastern Üniversitesi ve diğer bağımsız araştırmacılar yıllardır bu iddiayı test etti. Sonuç: Facebook, Instagram veya Google uygulamaları konuşmaları kaydedip sunucuya göndermiyor. Sürekli ses aktarımı tespit edilmedi.
2023-2025 arasında yapılan testlerde de aynı sonuç çıktı. Eğer dinleme olsaydı, veri trafiğinde anormal artış olurdu. Ama olmuyor.
Tabii bu, bazı uygulamaların mikrofonu kötüye kullandığı anlamına gelmiyor. Casus yazılımlar, kötü niyetli uygulamalar hâlâ var. Ama bunlar büyük platformların değil, genellikle bilinmeyen kaynaklardan indirilen uygulamaların suçu.
Peki neden bu kadar gerçekçi geliyor?
İki büyük sebep var:
- Baader-Meinhof fenomeni (frekans yanılsaması): Bir şeyi fark ettikten sonra her yerde görmeye başlıyorsun. Kulaklık konuşmasını fark ettikten sonra benzer reklamlar daha çok dikkatini çekiyor.
- Algoritmalar inanılmaz iyi: 2026 itibarıyla Meta ve Google’ın tahmin gücü o kadar yüksek ki, sanki zihnini okuyor gibi hissediyorsun.
Türkiye’de de durum aynı. Özellikle Instagram ve TikTok’ta bu tesadüfler çok sık yaşanıyor çünkü Türk kullanıcılar konum ve sosyal çevre verilerini daha yoğun paylaşıyor.
Senin verilerini korumak için neler yapabilirsin?
Tamamen kurtulmak zor ama azaltmak mümkün:
- Reklam kişiselleştirmeyi kapat → Google’da myadcenter.google.com, Meta’da Ayarlar > Reklamlar > Reklam Konuları’ndan çık.
- Mikrofon izinlerini kontrol et → Sadece gerçekten ihtiyacı olan uygulamaya izin ver.
- Uygulama içi tarayıcı yerine dış tarayıcı kullan → Facebook ve Instagram’ın kendi tarayıcısı daha fazla iz bırakıyor.
- VPN ve reklam engelleyici dene → Özellikle Android’de etkili.
- Konum geçmişini sil → Google Haritalar’da “Konum Geçmişi”ni kapat.
Sonuç: Dinlemiyorlar ama izliyorlar
“Ürün konuştuk reklamı çıktı” efsanesi %100 doğru değil. Ama tamamen yalan da değil.
Şirketler mikrofonunu açıp dinlemiyor. Ama internette bıraktığın binlerce küçük izle seni o kadar iyi çözüyor ki, dinlemeye bile gerek kalmıyor.
Bir sonraki sefere karşına çıkan o kadar isabetli reklamı gördüğünde şaşırma. Telefonun seni dinlemiyor olabilir… ama seni çok iyi tanıyor.
Senin de başına gelen en ilginç “konuştuk çıktı” anın neydi? Yorumlarda paylaş, belki beraber mantıklı açıklamasını buluruz. 😄



